2015

2015

2015 benim için bir hayli zor ama bir o kadar da keyifli geçti.

Uzun zamandır bir değerlendirme yazısı yazmak istiyordum nihayet bu gün başlayabildim.

Yazımın başında kullandığım görselden de anlaşılacağı gibi planlarımız ve gerçekte yaşadıklarımız arasında bazen uçurumlar olabiliyor.

Bunun en güzel örneğini 2015’te  yaşadım.

2015 yılı başında kendime söz vermiştim , bir Ironman 70.3 bitirecektim. Bunun için kendime uygun olabilecek bir antrenman programı hazırladım. Bisiklet konusunda hiç bir tedirginliğim yoktu. Koşmak ise artık hayatımın bir parçasıydı. Sonuç olarak yapmam gereken en önemli şey  bu iki disipline yüzmeyi de ekleyip müsabakayı bitirmekti.

Öncelikle çevremde triatlon ile uğraşan hiç kimsenin olmadığını farkettim. Bu sebeple kendime triatlona özel bir program hazırlamak yerine mevcut bisiklet ve koşu antrenmanlarına devam edecektim. Bunun yanında da yüzme konusuna eğilerek hedefime ulaşacaktım. Hemen bir yüzme hocası ile irtibata geçtim. Kendisine durumumu anlattım ve antrenman için gün aldıktan sonra yanından ayrıldım. O sıralar Ironman müsabakasının yapılması 4 ay vardı. Her şey yolunda gidiyordu. Artık harekete geçmiştim ve beni hiç bir şey durduramazdı.

Aynı akşam bisiklet ile bir keyif turuna çıktım ve dönüş yolunda yağmura yakalandım. Yağmur suyunun kapattığı bir çukura girmem sonucunda takla attım ve sağ körücük kemiğim kırıldı. Planlarımı ve antrenmanlarımın hepsini bu kaza sebebiyle ertelemek zorunda kaldım. Ertelemek bir yana umutsuzluğa da kapıldım diyebilirim. Çünkü müsabakaya 4 ay vardı. Zaten az olan bu süre içinde 1 ay antrenman yapamamak işleri bir hayli zorlaştıracaktı.

Yaşadığım bu talihsiz kazadan sonra maalesef 2 ay dinlenmek zorunda kaldım. Antrenmanlara tekrar başladığımda yaşadığım hayal kırıklığını siz düşünün.. Yüzme antrenmanlarına başlayamadığım gibi koşu ve bisiklet performansım da düştü. Hareketsizliğim sonucunda 2 ayda 5 kilo almam da diğer bir negatif durum olarak 2015 haneme yazıldı. Ironman 70.3 artık benim için hayalden öteye gitmiyordu. Pes ettim! Ironman hazırlığı yerine temel koşu programına başlayıp kendimi toparlamaya başladım.

Toparlanma bir hayli çabuk oldu. Pes etmiştim ama içimde hala müsabakaya hazırlanabileceğim konusunda bir kıvılcım vardı. Önümdeki 2 ay boyunca yüzme antrenmanlarına ağırlık verip 8 saatte bile olsa müsabakayı bitirebileceğim düşüncesine kendimi inandırdım.  Hemen bir havuza kaydolup yüzmeye başladım. Yüzme konusunu hafife almış olmalıyım ki yüzdüğüm ilk zamanlar 100m den sonra tıkanıyor ve nasıl 2 km boyunca hiç durmadan yüzeceğimi düşünüp duruyordum. Havuza her girişimde bu sefer daha az yorulacağım diyerek başlıyor ama aynı hayal kırıklığı ile havuzdan çıkıyordum. Hayal kırıklığı hat safhadaydı!

Bir hafta sonra şiddetli bir ciğer enfeksiyonu geçirdim ve yataktan kalkamaz duruma geldim. Talihsizlik bu ya! 25 gün bu enfeksiyon ile uğraştım. Yüzme konusunda az da olsa aldığım yol boşa gitmişti ve sonunda hazır olabileceğime dair inancımı tamamen yitirdim. Artık buraya kadardı. Defalarca denedim ama olmadı dedim kendime.. En azından mücadele ettiğimi kendime söylüyor ve yaşadığım bu talihsizlikler karşısında direndiğimi kendime anlatıp anlatıp rahatlıyordum.

Rutin hayatıma devam ederken bir bayramlaşma telefonu sırasında Tuncer abim ile (Teyzemin oğludur kendisi) 2015 Gloria Ironman 70.3 organizasyonunu konuşmaya başladık. Bana gireceksin değil mi diye sordu. Aslında gireceğimden emindi. Ama ben ona başımdan geçenleri anlattım ve hazır olmadığım bir müsabakaya girmeyeceğimi söyledim. O anda bana ne olursa olsun bu müsabakaya katılmam gerektiğini, bitiremesem bile tecrübe kazanabilmek için kesinlikle orada olmam gerektiğini söyledi. Bu arada Ironman ile ilgilenenler bilir. Bu müsabakaya katılmanın da muazzam bir maddi bedeli var. 275 euro olan katılım ücretini hazır olmadığım bir yarışma için yatıramayacağımı ve maalesef buna gücümün olmadığını söyledim. O da parayı düşünmemem gerektiğini ve tüm masraflarımı karşılayacağını söyledi. Şimdi ne yapacaktım?

İçim içime sığmıyordu. Bir yandan hazır olmadığım bir yarışmaya öylesine, bitiremeyeceğimi bile bile katılacaktım ve bu durum beni çok üzüyordu. Ama diğer taraftan da bunun gibi bir müsabakayı hiç bir ücret ödemeden tecrübe edebilmek, o havayı soluyabilmek büyük bir fırsattı. Düşündüm ve kararımı verdim. Katılacaktım… Ne olursa olsun katılacak ve bitiremesem bile orada bulunacaktım…

Tam bu sırada koşma antrenmanlarını temel koşu programından çıkarıp biraz daha yüklenmeye başladım. Öyle heyecanlıydım ki böyle büyük bir hatayı gözümü kırmadan yaptım. Sonra ne oldu dersiniz? Dizimde muazzam bir ağrı hissetmeye başladım ve hemen bir spor hekimine gittim. IT Band sendromuna ‘merhaba’ dediğim gün o gündü. O zamanlar yeni koşmaya başlayan arkadaşlar konusunda gösterdiğim hassasiyeti kendim için göstermemiş ve kendimi düşüncesizce sakatlamıştım. Koşamaz hale geldim. 2 veya 3 km koştuktan sonra dizimde inanılmaz bir ağrı başlıyordu ve koşmayı bırakmak zorunda kalıyordum. Yeterdi ama artık 🙂 Bahtsız bedevilerin kralı olmuştum 🙂 Yüzme konusu zaten muammaydı ama artık koşma etabının tamamını bitiremeyeceğimi de biliyordum..

Son 20 güne girdim. Bir yandan bitiremeyeceğim konusu kafamda net bir şekilde duruyordu. Çünkü koşamıyordum. Sonra bir kez daha pes etmemem gerektiği konusunda kendime kızdım. Artık ne olursa olsun pes etmeyeceğim dedim kendime. Hemen zaman ile ilgili hesaplamalara başladım. Yüzme etabından bir şekilde çıkmayı başarırsam ve iyi bir bisiklet zamanı yapabilirsem hesaplarıma göre koşuya üç buçuk saatim kalıyordu. Bu da yürü koş şekilde bitebilirdi.

Yüzme konusunda son bir hamle yapmaya karar verdim. Daha önceden bir aile dostumuzdan bana triatlon antrenmanı hazırlama konusunda yardım edebilecek bir isim almıştım. Melih Işıkçı adında bir triatlon hocasının varlığından bahsetmişlerdi. Hemen facebook üzerinden kendisine ulaştım ve bana 20 günde 2 km yüzebilecek şekilde bir antrenman hazırlayıp hazırlayamacağını sordum.

Bu arada ilk temas sırasında daha önce triatlon tecrübem olmadığını söylemedim kendisine 🙂 Çünkü bu durum beni ciddiye almamasına neden olabilirdi. 🙂

Neyse önce benim yüzme konusunda seviyemi belirlemek için benden bilgiler aldı ve bu bilgiler ışığında bana yoğun bir program hazırladı. Program 3 günlük periyotlar halinde, 2000m ve 3000m’lik yüzme antrenmanlarından oluşuyordu. 100m bile yüzemiyorken bu mesafeleri nasıl yüzeceğim konusunda hiç bir fikrim yoktu. Aynı zamanda Melih hocam çok iyi bir motivatördü. Baştan beri bunu başarabileceğime dair inancı tamdı.

Yüzme antrenmanlarından hemen sonra telefonla antrenmanları değerlendiriyorduk.  Neredeyse yarım saate varan değerlendirmeler esnasında benim bu işi başaracağımı, endişelenmemem gerektiğini söyleyerek beni de motive ediyordu. Melih hoca konusunda fazla uzatmayacağım çünkü bir sonrakine sadece onunla ilgili bir yazı hazırlayacağım. Ona olan borcumu nasıl öderim onu da bilmiyorum ya 🙂 Neyse o konuya daha sonra geleceğim…

İnat ettim ve Melih hocanın bana söylediği herşeyi eksiksiz bir şekilde yerine getirdim. İntervallerden oluşan zorlu antrenmanları tamamladım. Tabi bu bir hayli zor oldu. İnanmazsınız ama her gün havuza giderken ağlayacak gibi oluyordum 🙂 Neyse ajitasyon yapmayayım, bu sayede kısa intervallerden oluşan programları uygulayıp toplamda 2000  ve 3000 metre yüzme işi tamamlayabilir seviyeye geldim. Son güne kadar bu antrenmanları yapmıştım ama aralıksız 2000m yüzmeye fırsatım olmadı. Müsabaka gününe nasipmiş diyelim…

Melih hoca ile müsabakadan bir gün önce konuştuk. Bana 45-48 dakika arasında denizden çıkacağımı ve çıktığımda hiç yorulmamış olacağımı söyledi. Çok heyecanlandım! İnanıyordum çünkü antrenmanlar sırasında söylediği bir çok şey gerçekleşmişti. Müsabaka günü geldi ve denizden 41 dakikada çıktım. Artık gerisi benim için teferruattı. Bisiklette iyi bir zamanlama yapıp, koşu etabının yarını yürüyerek de olsa bitirecektim. Ne olursa olsun bu iş bitecekti ve bitti! Toplamda 7 saat 11 dakikada 2015 Gloria Ironman 70.3 bitirdim. Bitişte son düzlükte kırmızı halıda koşarken yaşadığım duygu yoğuluğunu anlatamam. Çünkü kelimelerle tarif edilecek bir duygu değil. Hele ki yaşanan onca talihsizliğin üzerine bitiş çizgisine ulaşmak benim için çok değerliydi…

Sonuç olarak gelmek istediğim nokta çok açık dostlar..

Önümüze bir çok engel çıkabilir… Bu engeller bizim varlığımızı kanıtlar…

Var olduğumuz sürece mücadeleye devam..

2015